Subscribe to RSS Feed

S.U.S

7 Ocak 2011 Cuma by evo




     Bunları yazarken cam masanın soğukluğu kollarıma değiyor, içimi bir üşüme aldı, hep bu masanın yüzünden, sevdiremedi bana kendini işini yapıyor aslında ama soğuk işte..
   Sokaktan gelen seslerin içinden çamaşır makinesinin sesini duyuyorum  böğürüyor sanki, o sesleri çıkartırken dönen ağzını düşünüyorum, kirli çamaşırların sesi gibi geliyor, midemi bulandırıyor.
   Ezan okunmaya başladı, sabah ezanının sesinden başkasını sevmiyorum, bu kadar sesin içinde bir şey hissetirmiyor bana, maaşlı saat alarmları.. 
   Apartmanın içinden kapı önünde birbirine bir türlü veda edemeyen kadınların sesi geliyor, telefon çalmaya başladı, kimin aradığı umrum değil, neden arıyor ? neden dört kez çaldırdıktan sonra açmadığım halde ısrar ediyor? onunla konuşmaktan daha önemli bir şey yapmadığımı nereden biliyor?  
   Müzik bile çok tok olan birine ikram edilen tatlı gibi şimdi,hızlıca kapatıyorum..

   Çok konuşuyorum, ben sustum.

1 yorum:

  1. Onur
    8 Ocak 2011 01:07

    Muayyen zamanlar...